Terkedilmiş hastane: Fransa'da keşfedilecek 10 yer

Terk edilmiş hastaneler, boş koridorları ve terkedilmiş ameliyathaneleriyle tarih ve gizemi harmanlayan benzersiz bir atmosfer yaratır. Binlerce hastanın tedavi edildiği eski bir dönemin tanıklarıdır. Zengin tıbbi mirasıyla Fransa, birçok kentsel keşif meraklısını çeken terk edilmiş hastane yerleri ile doludur (Urbex). İşte zamanda büyüleyici bir yolculuk için Fransa'daki on terk edilmiş hastane seçkisi. Dikkat: Bu yerler tehlikeli olabilir ve çoğunlukla giriş yasaktır. Yasalar ve güvenlik kurallarına uymak önemlidir.


1. Aincourt Sanatoryumu (Val-d’Oise)

1930’larda tüberküloz hastalarını tedavi etmek için inşa edilen Aincourt Sanatoryumu, Art déco tarzında büyük bir mimari komplekstir. 1990’lardan beri kapalı olan bu yer, terk edilmiş pavyonları, uzun koridorları ve boş odalarıyla etkileyicidir. Bitki örtüsü yavaş yavaş mekanı kaplamış, bu büyüleyici mekâna gizem katmıştır.


2. Dreux Sanatoryumu (Eure-et-Loir)

Dreux Sanatoryumu, Fransa’nın en büyük tüberküloz tedavi merkezlerinden biriydi. 1970’lerde kapatılmış ve o zamandan beri terk edilmiştir. Görkemli binaları bugün harabe halindedir, ancak eski tedavi odaları ve büyük cam pencereler XX. yüzyıl başı hastane mimarisinin izlerini taşımaktadır.


3. Saint-Vincent-de-Paul Ruh Hastanesi (Paris)

Paris’te bulunan Saint-Vincent-de-Paul Hastanesi, XIX. yüzyıl başında inşa edilmiştir. 2011’de kapatılmış ve o zamandan beri terk edilmiştir. Mekan bugün grafitilerle kaplıdır ve eskiden psikiyatri birimleri olan yıpranmış binalar barındırır. Kompleksin bazı bölümleri düzenlenen etkinliklerde hâlâ ziyaret edilebilmektedir.


4. Montferrand Sanatoryumu (Puy-de-Dôme)

Auvergne dağlarında yer alan Montferrand Sanatoryumu, tüberküloz hastalarını tedavi eden büyük bir Art déco yapısıdır. On yıllardır kapalı olan bina şimdi harabe halindedir. Hastaların iyileşmesini desteklemek için ışık alan geniş pencereleri kırılmış ve bitki örtüsü mekanı kaplamıştır.


5. Vexin Sanatoryumu (Val-d’Oise)

Vexin Sanatoryumu, XX. yüzyıl başında tüberküloz hastalarını tedavi etmek için inşa edilmiştir. On yıllardır terk edilmiş olan bu yer, bugün bitki örtüsüyle kaplanmıştır. Tuğla ve beton pavyonları, bir zamanlar tedavi hareketliliğiyle dolu koridorlarda sessizliğin hüküm sürdüğü gizemli bir ortam sunar.


6. Deniz Hastanesi (Toulon, Var)

Toulon Deniz Hastanesi, XVIII. yüzyılda Fransız donanmasının denizcilerini tedavi etmek için kurulmuştur. Kompleksin bazı bölümleri hâlâ kullanılmakla birlikte, birçok bina terk edilmiş ve harabe halindedir. Terk edilmiş hastane binaları, yıkılmış ameliyathaneler ve bırakılmış tıbbi ekipmanları ortaya çıkarır.


7. Beelitz-Heilstätten Sanatoryumu (Almanya)

Almanya’da bulunan Beelitz-Heilstätten Sanatoryumu, Fransız sınırına yakın olup birçok kentsel kaşifi çeker. XIX. yüzyıl sonlarında tüberküloz tedavisi için inşa edilen bu hastane kompleksi onlarca yıldır terk edilmiştir. Neoklasik tarzda binalar kısmen bitki örtüsüyle kaplanmış, keşif için ideal bir ortam yaratmıştır.


8. Charcot Hastanesi (Loire-Atlantique)

Nantes yakınlarında bulunan Charcot Hastanesi, ruhsal hastalıklara uzmanlaşmıştı. 1980’lerden beri kapalı olan bu büyük hastane kompleksi, yıpranmış cepheleri, boş koridorları ve tedavi odalarını olduğu gibi korur. Doğa mekanı geri almış, burayı daha da gizemli ve ilgi çekici kılmıştır.


9. Praz-Coutant Sanatoryumu (Haute-Savoie)

Alpler’de yer alan Praz-Coutant Sanatoryumu, 1930’larda tüberküloz hastaları için kurulmuş bir tedavi merkezidir. 1980’lerde kapandıktan sonra terk edilmiştir. Bir zamanlar hastaların dağ havasının tadını çıkarması için kullanılan geniş terasları şimdi harabe halindedir ve çevredeki zirvelere muhteşem bir manzara sunar.


10. Porte de Versailles Hastanesi (Paris)

Yıllardır kapalı olan bu Paris hastanesi kısmen yıkılmış, ancak terk edilmiş binalar hâlâ görünür durumdadır. Eskiden tıbbi bakım için kullanılan bu yer bugün büyük ölçüde erişilemezdir. Boş odaları ve yıkık dökük yapıları başkentin tıbbi geçmişinin bir hatırasıdır.


Sonuç

Fransa genelindeki bu on terk edilmiş hastane, geçmişin sessiz tanıklarıdır. Urbex ve tarih meraklılarına keşif ve nostaljiyi bir arada sunan eşsiz deneyimler sağlarlar. Ancak, bu yerlerin yıkık dökük halleri nedeniyle tehlikeli olabileceğini unutmamak gerekir. Bu alanlara giriş çoğunlukla yasadışıdır veya kısıtlanmıştır; yerel kurallara uymak ve özel mülklere izinsiz girmemek önemlidir. Bu yerleri sorumlulukla keşfederek, bu gizemli ve büyüleyici mirasın korunmasına katkıda bulunmuş olursunuz.

Son Makaleler